antsevak.org.tr

Antsevak Foundation

♿ Engelliler İçin Ulaşılabilir Turizm Modeli

Herkes için eşit tatil hakkı mümkün!

🗓️ 1 Kasım 2025 | 🏷️ Kategori: Engelsiz Yaşam & Sosyal Farkındalık
📍 ANTSEVAK Vakfı Resmi Blogu


🌍 Turizmin Gerçek Amacı: Herkes İçin Erişilebilirlik

📸

Turizm yalnızca yeni yerler görmek değil; insanların kültürler arasında bağ kurduğu, yaşam kalitesini artırdığı bir deneyimdir.
Ancak engelli bireyler, yıllarca fiziksel ve sosyal engeller nedeniyle bu deneyimin dışında kalmıştır.
Bugün “herkes için turizm” anlayışıyla, erişilebilirlik artık bir lüks değil; insan hakkı olarak kabul ediliyor.


💡 Ulaşılabilir Turizm Nedir?

Ulaşılabilir turizm, engelli bireylerin, yaşlıların, hamile kadınların veya geçici hareket kısıtlılığı olan kişilerin seyahat, konaklama, ulaşım ve etkinliklerden eşit şekilde yararlanabilmesini sağlar.
Bu yaklaşım sadece mimari düzenlemelerle sınırlı değildir — aynı zamanda bilgiye erişim, dijital kolaylık ve personel eğitimi gibi birçok unsuru içerir.


🏨 Engelliler İçin Erişilebilir Turizmde 5 Temel Unsur

  1. Erişilebilir Altyapı – Rampalar, geniş kapılar, asansörler, engelsiz tuvaletler
  2. Ulaşımda Eşitlik – Tekerlekli sandalye erişimine uygun transfer araçları
  3. Personel Eğitimi – Empati ve farkındalık odaklı hizmet anlayışı
  4. Dijital Erişilebilirlik – Görme ve işitme engelliler için uyumlu web sistemleri
  5. Sosyal Katılım – Engellilerin kültürel ve doğa etkinliklerine dahil edilmesi

Bu unsurlar bir araya geldiğinde, gerçek anlamda kapsayıcı turizm modeli ortaya çıkar.


🤝 ANTSEVAK Vakfı’nın Katkısı: Engelsiz Tatil Yolunda

ANTSEVAK Vakfı, engelliler için erişilebilir turizmin gelişmesi adına önemli adımlar atmaktadır.
Vakfın yürüttüğü çalışmalar arasında:

  • Engelli bireylere özel rehabilitasyon ve eğitim tatil programları,
  • Erişilebilir tesislerle iş birlikleri,
  • Engelsiz Destinasyonlar Haritası” projesi,
  • Turizm personeline yönelik duyarlılık eğitimleri yer almaktadır.

Vakfın amacı, sadece seyahat imkânı sunmak değil; herkes için eşit yaşam ve özgürlük bilincini yaygınlaştırmaktır.


🌱 Sürdürülebilir ve Sosyal Bir Dönüşüm

📸 [Görsel Önerisi: Farklı yaş ve engel grubundan insanların birlikte doğada yürüyüş yaptığı bir kare]

Ulaşılabilir turizm, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın da bir parçasıdır.
Dünya nüfusunun yaklaşık %15’i engelli bireylerden oluşuyor — bu da yaklaşık 1 milyar insanın seyahat potansiyeli demek.
Dolayısıyla erişilebilirlik sadece toplumsal bir sorumluluk değil; aynı zamanda ekonomik bir fırsat anlamına geliyor.


❤️ Sonuç: Engelsiz Bir Dünya İçin Birlikte

Gerçek turizm; kimseyi dışarıda bırakmadığımız turizmdir.
ANTSEVAK Vakfı olarak inanıyoruz ki; farkındalıkla, empatiyle ve birlikte hareket ederek her bireyin özgürce gezebildiği, katılabildiği, gülümseyebildiği bir dünya mümkündür.

“Engelleri kaldırmak değil, birlikte aşmak bizim gücümüzdür.”


🔖 Etiketler:

EngelsizTurizm #ErişilebilirTatil #ANTSEVAK #SosyalSorumluluk #EngelsizYaşam #UlaşılabilirTurizm #SürdürülebilirTurizm #HerkesİçinTurizm

Türkiye, Sağlık Turizminde Dünya Liderliğine Yükseliyor


ANTSEVAK Vakfı’ndan Değerlendirme: Kaliteli Hizmet, Güvenli Tedavi ve Global Başarı

Son yıllarda sağlık turizmi alanında büyük bir ivme kazanan Türkiye, artık yalnızca turistik bir destinasyon değil; sağlıkta güven, kalite ve yeniliğin buluştuğu uluslararası bir merkez konumuna gelmiştir.

ANTSEVAK Vakfı, bu yükselişi yakından takip eden ve destekleyen bir kuruluş olarak, Türkiye’nin sağlık turizmi vizyonunu güçlendirecek çalışmalar yürütmektedir. Vakıf, uluslararası iş birlikleri, sağlık profesyonellerinin eğitimi, hasta destek projeleri ve uluslararası fuarlarda tanıtım faaliyetleri ile ülkemizin küresel sağlık pazarındaki konumuna katkı sağlamaktadır.

Türkiye Neden Sağlık Turizminde Önde?

  • Yüksek tıbbi standartlar: Türkiye’deki özel ve kamu hastaneleri, son teknolojiye sahip altyapıları ve uluslararası akreditasyon belgeleriyle dünya standartlarında hizmet vermektedir.
  • Uzman hekim kadrosu: Türk doktorları, özellikle estetik cerrahi, diş tedavileri, organ nakli, göz ve ortopedi alanlarında yüksek başarı oranlarıyla tanınmaktadır.
  • Uygun maliyet avantajı: Kaliteli tedavi hizmetlerinin Avrupa ve Amerika’ya kıyasla daha uygun fiyatlarla sunulması, Türkiye’yi tercih sebebi haline getirmektedir.
  • Turizm ile birleşen tedavi deneyimi: Hastalar, tedavi süreçlerini tatil ve dinlenme fırsatıyla birleştirerek benzersiz bir “sağlık ve yaşam deneyimi” yaşamaktadır.

ANTSEVAK Vakfı’nın Rolü

ANTSEVAK Vakfı;

  • uluslararası sağlık fuarlarında Türkiye’yi temsil etmekte,
  • yurt dışı hasta bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri yürütmekte,
  • ücretsiz tedavi destekleri sunmakta,
  • bilimsel kurul toplantıları ve uluslararası iş birliği platformları düzenleyerek sağlık alanında bilgi paylaşımını teşvik etmektedir.

Vakıf Başkanı M. Oğuztürk Zenginoğlu, yaptığı açıklamada şunları vurgulamıştır:

“Türkiye, sağlık turizmi alanında yalnızca bölgesel değil, küresel bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. ANTSEVAK olarak bizler, bu yükselişin sürdürülebilir olması için uluslararası tanıtım, eğitim ve sosyal sorumluluk projeleriyle desteğimizi sürdürmeye kararlıyız.”

Geleceğe Bakış

ANTSEVAK Vakfı, sağlık turizmini yalnızca ekonomik bir sektör olarak değil, insanlığa hizmetin bir yolu olarak görmektedir. Hedef, hem ülkemizin tanıtımına katkı sağlamak hem de dünyanın dört bir yanından gelen hastalara güvenli, etik ve kaliteli sağlık hizmeti sunmaktır.

Türkiye, sağlık turizmi alanında geleceğin merkezlerinden biri olmaya hazırlanırken; ANTSEVAK Vakfı da bu yolculukta iyileştiren, birleştiren ve geleceğe umut taşıyan bir misyonun temsilcisi olmaya devam etmektedir.

M.Oğuztürk ZENGİNOĞLU

🎓 ANTSEVAK Vakfı’ndan Yeni Proje: “Kalpten Öğretenler” Gönüllü Eğitim Programı Başladı


🎓 ANTSEVAK Vakfı’ndan Yeni Proje: “Kalpten Öğretenler” Gönüllü Eğitim Programı Başladı

Tarih: 14 Ekim 2025
Yer: Antalya

ANTSEVAK (DÜSEV) Vakfı, sosyal sorumluluk bilincini güçlendirmek ve ihtiyaç sahibi bireylere fırsat eşitliği sunmak amacıyla yeni bir eğitim projesi başlattı: “Kalpten Öğretenler” Gönüllü Eğitim Programı.

Bu özel program kapsamında, farklı meslek gruplarından gönüllüler çocuklar, gençler, engelli bireyler ve yaşlılara yönelik ücretsiz eğitim ve kişisel gelişim atölyeleri düzenliyor. Eğitimler; temel bilgisayar kullanımı, yabancı dil, iletişim becerileri, kişisel hijyen, sağlık farkındalığı ve çevre bilinci gibi konuları kapsıyor.

Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı M.Oğuztürk ZENGİNOĞLU, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bizim için eğitim yalnızca okul sıralarında değil, kalpten kalbe gerçekleşen bir paylaşım sürecidir. ANTSEVAK olarak bilgiye erişimi olmayan her bireye ulaşmayı, onların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz.”

Programın ilk aşaması Antalya’da başladı ve yıl sonuna kadar İzmir, İstanbul, Ankara, Varna, Varşova ve Bakü temsilciliklerinde de uygulanacak.
Proje süresince gönüllüler, vakıf tarafından koordine edilen online platform üzerinden eğitim materyallerine ve katılımcı listelerine ulaşabilecek.

🌟 Projeden Bazı Hedefler

  • Dezavantajlı bireylerin sosyal hayata katılımını artırmak
  • Yaşam boyu öğrenme bilincini yaygınlaştırmak
  • Gönüllülük kültürünü güçlendirmek
  • Engelli bireyler için özel içerikli uzaktan eğitim modülleri oluşturmak

🫶 Sen de “Kalpten Öğretenler” Arasına Katıl!

ANTSEVAK Vakfı, topluma katkıda bulunmak isteyen tüm gönüllüleri bu anlamlı programa davet ediyor.
Gönüllü başvuruları, www.antsevak.org.tr adresinden veya info@antsevak.org.tr e-posta adresi üzerinden yapılabiliyor.


📸 Etkinlikten Görseller ve Katılımcı Hikayeleri

Program süresince gerçekleşen eğitimlerden kareler ve gönüllülerin ilham veren hikayeleri çok yakında Blog ve Galeri bölümlerinde paylaşılacaktır.


ANTSEVAK Vakfı: Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde “Birlikte İyileşelim” Etkinliği Düzenledi

🌍 ANTSEVAK Vakfı: Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde “Birlikte İyileşelim” Etkinliği Düzenledi

Tarih: 10 Ekim 2025
Yer: Antalya

ANTSEVAK (DÜSEV) Vakfı, toplumsal farkındalığı artırmak ve bireylerin ruh sağlığını desteklemek amacıyla “Birlikte İyileşelim” temalı özel bir etkinlik düzenledi. Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmada, katılımcılar ruhsal dayanıklılık, empati ve toplumsal destek kavramları üzerine bir araya geldi.

Etkinlikte, alanında uzman psikologlar ve sağlık profesyonelleri “Zor Zamanlarda Ruh Sağlığını Korumak”, “Empatiyle Güçlenen Toplumlar” ve “Yaşlılarda Ruhsal Dayanıklılığı Artırmak” başlıklı oturumlar gerçekleştirdi. Katılımcılar hem bilgilendi hem de deneyimlerini paylaşarak güçlü bir dayanışma ağı kurdu.

Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı M.Oğuzturk ZENGİNOĞLU etkinliğin açılış konuşmasında şunları söyledi:

“ANTSEVAK olarak yalnızca fiziksel sağlık değil, ruhsal ve sosyal iyilik halinin de bir insan hakkı olduğuna inanıyoruz. Bugün burada bir arada olmamız, iyileşmenin birlikte mümkün olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.”

Programın sonunda, katılımcı çocuklara ve yaşlılara yönelik sanat terapisi atölyeleri düzenlendi. Ayrıca, gönüllü psikologlar tarafından ücretsiz bireysel danışmanlık seansları sunuldu.

ANTSEVAK Vakfı, bu etkinlik ile bir kez daha toplumun her kesimine ulaşarak “şefkat, empati ve dayanışma” ilkeleri doğrultusunda çalışmalarına devam edeceğini vurguladı.


📰 Etkinlikten Kareler

Etkinlik boyunca çekilen fotoğraflar ve katılımcı röportajları çok yakında Galerimiz bölümünde yayımlanacaktır.


ANTSEVAK Vakfı’ndan İnsan Odaklı Yaklaşım


🩺 Sağlık Turizmi ve Geriatri Hizmetlerinde Yeni Dönem: ANTSEVAK Vakfı’ndan İnsan Odaklı Yaklaşım

Tarih: 11 Ekim 2025
Yer: Antalya

🌍 Sağlık Turizmi ile Geriatri Hizmetleri El Ele

Dünya genelinde sağlık turizmi hızla büyürken, yaşlı nüfusun artışıyla birlikte geriatri (yaşlı bakımı) hizmetleri de önemli bir ihtiyaç haline geldi.
ANTSEVAK (DÜSEV) Vakfı, bu iki alanı birleştirerek insan odaklı, sürdürülebilir ve etik değerlere dayalı bir sağlık turizmi modeli geliştirmeyi hedefliyor.

Vakfın vizyonu; yalnızca tedavi sunmak değil, aynı zamanda bireyin yaşam kalitesini koruyan, sosyal ve psikolojik destek içeren kapsamlı bir bakım ekosistemi oluşturmak.


🧓 Geriatri Hizmetlerinde İnsan Merkezli Yaklaşım

ANTSEVAK Vakfı, yaşlı bireylerin sağlık ihtiyaçlarını modern tıbbın imkânlarıyla birleştirirken, onların manevi, psikolojik ve sosyal gereksinimlerini de göz ardı etmiyor.
Vakfın geliştirdiği programlar arasında şunlar öne çıkıyor:

  • 👩‍⚕️ Kapsamlı Geriatri Değerlendirmesi: Bireyin fiziksel, ruhsal ve sosyal durumunu bütünsel biçimde analiz eden bir bakım planı.
  • 🏡 Evde ve Kurumsal Bakım Hizmetleri: Yaşlıların kendi yaşam alanlarında ya da özel merkezlerde güvenli bakım almaları.
  • 🧠 Demans ve Alzheimer Farkındalık Programları: Erken teşhis ve destek süreçlerini güçlendiren eğitim seminerleri.
  • 💬 Sosyal Etkinlikler ve Psikolojik Destek: İzolasyonu azaltmak ve yaşlıların topluma aktif katılımını sağlamak için düzenlenen grup etkinlikleri.

✈️ Sağlık Turizmi Kapsamında Uluslararası İş Birlikleri

ANTSEVAK Vakfı, sağlık turizmi alanında Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya ülkeleriyle güçlü bir iş birliği ağı kurmaktadır.
Bu kapsamda; tedavi, rehabilitasyon, diş sağlığı, estetik cerrahi ve yaşlı bakım alanlarında faaliyet gösteren merkezlerle etik, şeffaf ve sürdürülebilir bir hizmet standardı oluşturulmaktadır.

Vakfın bu alandaki amacı yalnızca turist hastalara hizmet sunmak değil, aynı zamanda uluslararası sağlık turizmi standartlarını yükselterek Türkiye’nin güvenilir sağlık destinasyonları arasındaki konumunu güçlendirmektir.


💚 ANTSEVAK Vakfı’nın Fark Yaratan Yaklaşımı

  • 🌿 İnsana Saygı ve Empati Temelli Hizmet Anlayışı
  • 🌍 Çok Dilli Destek ve Kültürel Hassasiyet
  • 🏥 Akredite Sağlık Kurumları ile İş Birliği
  • 🤝 Uluslararası Geriatri Uzmanları ile Bilimsel Danışma Kurulu
  • 💡 Eğitim ve Gönüllülükle Büyüyen Sağlık Bilinci

Kurumsal

## Hakkımızda

**ANTSEVAK Vakfı**, ulusal ve uluslararası düzeyde sağlık turizmi, engelli ve geriatri hizmetleri sunan, eğitim odaklı bir sivil toplum kuruluşudur. Kuruluşumuz, insan odaklı hizmet anlayışı ile toplumsal faydayı artırmayı ve yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefler.

### Vizyonumuz

Toplumun her kesimine eşit ve kaliteli hizmet sunarak, sağlık, eğitim ve sosyal alanlarda sürdürülebilir fark yaratmak.

### Misyonumuz

* Engelli bireylerin yaşam kalitesini artıracak projeler geliştirmek ve uygulamak.

* Sağlık turizmi alanında güvenilir ve uluslararası standartlarda hizmet sunmak.

* Geriatri hizmetleri ile yaşlı bireylerin sosyal ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamak.

* Eğitim odaklı çalışmalarla toplumsal bilinci yükseltmek ve geleceğe değer katmak.

### Temel Değerlerimiz

* **Şeffaflık ve Güven:** Tüm faaliyetlerimizde hesap verebilir ve güvenilir olmayı öncelikli tutarız.

* **İnsan Odaklılık:** Her bireyin yaşam hakkına saygı duyar ve ihtiyaçlarını merkeze alırız.

* **Sürdürülebilirlik:** Sosyal ve çevresel sorumluluklarımızı göz önünde bulundurarak uzun vadeli çözümler üretiriz.

* **İnovasyon:** Yeni ve yaratıcı yöntemlerle toplumsal sorunlara çözüm sunmayı hedefleriz.

### Faaliyet Alanlarımız

* **Sağlık Turizmi:** Uluslararası standartlarda hasta yönlendirme, danışmanlık ve konaklama hizmetleri.

* **Engelli Hizmetleri:** Eğitim, rehabilitasyon ve sosyal entegrasyon projeleri.

* **Geriatri Hizmetleri:** Yaşlı bireylerin sağlık, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanması.

* **Eğitim Programları:** Toplumsal farkındalık ve bireysel gelişim odaklı eğitim projeleri.

ANTSEVAK Vakfı, güçlü iş birlikleri ve gönüllü destekçilerle toplumun her kesimine dokunmayı amaçlar. Hep birlikte, daha sağlıklı, daha bilinçli ve daha kapsayıcı bir gelecek inşa ediyoruz.

ULU ÖNDER ATATÜRK’ÜN SOY AĞACI

(Cumhuriyetimizin Kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeceresi)
Sultan Murat Hüdavengidar zamanında başlamak üzere, bütün Türk Devleti padişahlık döneminde, Rumeli’yi Balkanlar’ı ve Avrupa’yı Türkleştirmek için soyunda ve sopunda hiçbir karışım olmayan Türk ailelerinden oluşan özel güçleri buralara göndermişlerdir. Bu göçlerin büyük çoğunluğu Oğuz Türkleri, Müslüman Oğuzların Yörük Türkmen boylarından gönderilen aileler teşkil ermektedir. Müslüman Oğuzların, Tanrıdağı ve Karagöz Yörüklerinden olup, Konya ve Aydın yöresine yerleşmiş bulunan isimler, teker teker yazılı bulunmaktadır. Buradaki, 950 tarih ve 82 numaralı l yazıcı defteri ile 1051 tarih ve 469 numaralı il yazıcı defterinde Anadolu’dan Rumeli’ye geçen Türk boy ve ailelerinin isimleri açıkça yazılı bulunmaktadır. Bunların Müslüman Oğuz Türk’ü Yörük Türkmen boylarından oluşan ailelerinin kimler olduğunu kayıtlarda belirtmektedir. İşte bu kayıtlarda, Ulu Önder Atatürk’ün atalarının, Anadolu’dan Konya ve Aydın yöresinden geldiği yazılmaktadır. Atatürk’ün dedeleri; Anadolu’dan Rumeli’ye gidip, Yunanistan’da Manastır Vilayeti’nin derbei bala sancağına bağlı bulunan Kocacık Nahiyesine yerleşen ailelerden olan Hafız Ahmet Alüş Efendi derlerdi.Kocacık Nahiyesinin tamamen Türk’tür. Atatürk kocacık Nahiyesine yerleşen ailelerden olan Hafız Ahmet Efendi’nin torunudur. Hafız Ahmet Efendi’nin saçları kırmızı olduğu için adına “Kırmızı Hafız Efendi” derlerdi. Ulu Önder Atatürk’ün dedesi kırmızı Hafız Efendi kocacık Nahiyesinde ilkokul eğitmenliği yapmakta idi. Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi de bu kocacık nahiyesinde dünyaya geldi. Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendiye Alüş Efendi derlerdi. Kocacık nahiyesi tamamen Türk’tü. Burada yerleşenlerin çoğu Aydın ve Konya yöresinden gelen Türklerdir. Hatta bu aileler Yörük Türkmenleridir. Bu Yörük Türkmenlerinin Tanrıdağı ve Karagöz olduğu yukarıda adı geçen il yazıcı defterinde kayıtlı bulunmaktadır. Keza yine belgelerde Aktan ve naldöken Yörüklerinde buralarda bulunduğu yazılmaktadır. Fetihnamelerde, buralardaki Konya Türklerine hudut gazileri ünvanı verildiği yazılmaktadır. Bu Türklere miri, Yörülen Türkmenlerden denilmekteydi. Ulu Önder Atatürk özbe öz Türk olup, Konya ve aydın yörelerinden gitme çok asil bir ailenin evladıdır. Annesi Zübeyde Hanımefendi’nin babası aydından Selanik’e gitme çok asil bir ailenin evladıdır. Annesi Zübeyde Hanımefendi’nin babası Aydınlıdır.

  •  Bu bilgiler Vakfımızın Kurucu Başkanı ve Başbakanlık Eski Müşaviri Şecaattin Zenginoğlu‘nun “Bilgi Çağındaki Türk Gençliğinin Yükselen Sesi-1999” isimli kitabından alınmıştır. 40 yılı yakın yaptığı araştırmalar, devlet arşivlerin deki incelemeler ulu önderin yaşan akrabaları ve silah arkadaşları ile yapmış olduğu özel röportajlar ışığında kaleme aldığı eserden alınmıştır

ATATÜRK’ÜN KENDİSİNİ TANIMLAMASI:

(1)“Benim hayatta yegane fahrim (onurum), servetim, Türklükten başka bir şey değildir.”
“Bana, insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek fevkaladelik, Türk olarak dünyaya gelmemdir.”

(2) Bir İngiliz’in “siz hangi asil ailedensiniz?” sorusuna verdiği yanıt:
“Anasının ve babasının asilliğiyle iftihar eden Teodoz, İtalya Yarımadasına inmek isteyen Türk Atilla’ya barış görüşmesinden önce sormuş: ‘Siz hangi asil ailedensiniz?’ Atilla’da ona cevap vermiş: ‘Ben asil bir milletin evladıyım!‘ işte benim cevabımda size budur!”

(3)Sanki yeni Rıza Nurlara cevap vermiş.

” Türk, Türk olduğu için asildir… çoğumuz, büyük babamızın babasını hatırlamayız. Bütün soy gururumuzu, Türk olmanın içinde buluruz.”
(4)“… Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım (dır)”
(5)“Millî mevcudiyetimize düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı…’Türk’üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi!’ diyelim”
(6)” Mensup olduğum Türk milletinin şan ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım ve şerefim vardır…”

(7)Atatürk kendisini böyle tanımlıyor. Ben bir Türk’üm diyor ve bundan gurur duyuyorum diyor. Kişi, hissettiği milletten olduğuna göre bu sözler üzerine daha denecek bir şey yoktur. M. Kemal, bir Türk’tür ve koca bir Türk’tür, Türk’ün Atası’dır. Türk milletine, unuttuğu milli kimliğini tekrar kazandıran, ümmetten Türk milletine dönmesini sağlayan bir Türk’tür.
Yeni Rıza Nurlara bunlar da yetmeyecektir. Hiç gerek olmadığı halde, konuya tam açıklık getirmek için, ana ve baba soyunu da irdeleyeceğiz. Kimdir, kimlerdendir ona bakacağız

MUSTAFA KEMAL’İN ANNESİ YÖRÜK TÜRKMEN’ DİR.
Zübeyde Hanım’ın soyu Yörük’tür. Fatih döneminde Karamanoğlu Beyliği’nin yıkılmasından sonra (1466), Balkanlar’da fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir. Konya bölgesinden geldikleri için bunlar, “Konyarlar” ismi ile resmi kayıtlara geçmiş ve böyle anılmıştır.
(8)Aile, Vodina sancağının Sarıgöl nahiyesine yerleştirilir. Zübeyde’nin babası Sofi-zade Seyfullah Ağa, Selanik yakınlarındaki Lankaza’ya göçer ve bir çiftlik sahibi olur. Ve Zübeyde Hanım 1857’de burada doğar. Annesi, babasının üçüncü eşi Ayşe Hanım’dır.
(9)Zübeyde Hanım’ın soyunu birde anlatılanlardan görelim.
M. Kemal’in kız kardeşi Makbule Hanım (1885-1956):
“Annemden sık sık şunları dinlemişimdir. Bizim esas soyumuz Yörük’tür. Buralara Konya-Karaman çevrelerinden gelmişiz” diyor ve atalarından bazılarının da sonradan tekrar Konya’ya geri döndüğünü de şöyle açıklıyor: “Dedem Feyzullah Efendi’nin büyük amcası Konya’ya gitmiş, Mevlevi dergahına girmiş, orada kalmış. Yörüklüğü tutmuş olacak.”
(10)Makbule Hanım Yörüklük için şunları söylüyor:
“…Annem her zaman Yörük olmakla iftihar ederdi. Bir gün Atatürk’e “Yörük nedir?” diye sordum. Ağabeyim de bana ‘Yürüyen Türkler’ dedi.”

(11)Yörük ile Türkmen eş anlamlıdır. Atatürk, soyunu açıklarken bunu da vurgular:
…. Benim atalarım Anadolu’dan Rumeli’ye gelmiş Yörük Türkmenler’dendir.
(12)Zübeyde Hanım’ın babasını, kocası Ali Rıza Efendi’yi ve Ali Rıza’nın babası Kızıl Hafız Ahmet Bey’i de tanıyan Selanik doğumlu Aydın Milletvekili Hasan Tahsin San (1865-1951)                                                                            

(13) şu bilgileri verir: ” Atatürk’ün validesi, Zübeyde Hanım, Sofu-zade ailesinden Fethullah Ağa’nın kızıdır. Selanik’te doğmuştur. Bu aile bundan 130 sene evvel (1800’lü yılların başı oluyor.) Sarıgöl’den Selanik’e gelmişlerdir. Vodina sancağının batısında Sarıgöl nahiyesinde onaltı köyden ibaret olan bu nahiye ailesi, Makedonya ve Teselya’nın fethinden sonra Konya civarı ahalisinden Osmanlı hükümetinin sevk ve iskan ettirdiği Türkmenlerdendir. Son zamanlara kadar beş asır müddet içinde hayat tarzlarını, kılık-kıyafetlerini değiştirmemişlerdi.”                                                                                                                                           (14) Bir yabancı yazar da Atatürk’ün annesi hakkında edindiği bilgileri şöyle aktarıyor:”Mustafa’nın babası Ali Rıza Efendi, anası da Zübeyde Hanım’dı. Zübeyde Hanım… sarışındı; düzgün, beyaz bir teni, derin ama berrak, açık mavi gözleri vardı. Ailesi Selanik’in batısında Arnavutluk’a doğru, sert ve çıplak dağların geniş, donuk sulara gömüldüğü göller bölgesinden geliyordu. Burası, Türklerin Makedonya’yı ve Teselya’yı almalarından sonra Anadolu’nun göbeğinden gelen köylülerin yerleştikleri yerdi. Bu yüzden Zübeyde Hanım, damarlarında ilk göçebe Türk kabilelerinin torunları olan ve hala Toros Dağlarında özgür yaşamlarını sürdüren sarışın Yörükler’in kanını taşıdığını düşünmekten hoşlanırdı. Mustafa da annesine çekmişti; saçları onun gibi sarı, gözleri onun gibi maviydi.”                                            

(15)Zübeyde Hanım’ın kendi ifadesi; oğlunun, kızının, kendisini tanıyanların ve de konu üzerinde çalışanların ortak ifadesi; Zübeyde Hanım’ın Yörük-Türkmen olduğudur. Yani Zübeyde Türk’tür.
MUSTAFA KEMAL’İN BABASI YÖRÜK TÜRKMEN ‘DİR. 
Mustafa Kemal’in baba soyu, Aydın/ Söke’den gelerek Manastır vilayetine yerleştirilen, “Kocacık Yörükleri (Koca Hamza Yörükleri)”ndendir. Ali Rıza Efendi, Manastır’ın Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık’ta dünyaya gelmiştir(1839). Aile sonradan Selanik’e göçmüştür. Babası İlkokul öğretmeni Kızıl Hafız Ahmet Efendi’dir. Amcası, Kızıl Hafız Mehmet Efendi’dir. Taşıdıkları “Kızıl” lakabı ve yerleştikleri yere “Kocacık” denmesi; Ali Rıza Efendi’nin soyunun, Anadolu’nun da Türkleşmesinde katkısı olan ” Kızıl-Oğuz” yahut “Kocacık Yörükleri-Türkmenleri”nden geldiğini göstermektedir.      

(16)Anne soyunda olduğu gibi baba soyunda da en sağlam bilgiler önce Atatürk’ün, annesinin, kardeşinin anlattıkları; sonra çevrelerinin aktardıklarıdır.
Makbule Hanım;
“Babam Ali Rıza Efendi, Selanik’lidir. Kendileri Yörük sülalesindendir.”

(17)Atatürk:“… Benim atalarım Anadolu’dan Rumeli’ye gelmiş Yörük Türkmenler’dendir.”

 (18)M. Kemal’in Selanik’te mahalle ve okul arkadaşı, Kütahya Milletvekillerinden Mehmet Somer (1882-1950):          

(19)“Atatürk’ün ataları hakkında benim bildiğim şunlar:
Atatürk’ün ataları Anadolu’dan gelerek Manastır vilayetinin Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık nahiyesine yerleşmişlerdir. Bunları ben Selanik’in ihtiyarlarından duymuştum. Kocacık’lıların hepsi öz Türkçe konuşurlar. İri yapılı adamlardır. Bunların hepsi Yörük’tür… Bunların kıyafetleri Anadolu Türklerine benzer. Yaşayışları, hatta lehçeleri de aynıdır.”    

(20)10 Kasım 1993’te Milliyet gazetesi “Ata’nın Soy Kütüğü” isimli bir yazı yayımlar. Gazeteci Altan Araslı, Kocacık köyüne giderek bir araştırma yapar ve köylülerle konuşur. Kocacıklı Numan Kartal’ın aktardıkları:
“Ali Rıza Efendi, Manastır vilayetinin Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık’ta dünyaya gelir. Kocacık’ın nüfusu tamamen Türk’tür. Hepsi de Yörük Türkmenleri. Anadolu’dan geldiler. Bizler, Müslüman Oğuzların Türkmen boyundanız.”
DİPNOTLAR

(1). Bozkurt, Mahmut Esat; Yakınlarından Hatıralar, Sel Yayınları, İst., 1955, s.95
(2). Egeli, Münir Hayri; Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar, İst., 1959, s.15
(3). Ünaydın, Ruşen Eşref; Atatürk Tarih ve Dil Kurumları (Hatıralar), TDK. Yayını. Ank., 1954, s.54
(4). Egeli, Münir Hayri, s.69
(5). Faik Reşit Unat’ın “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” Türk Dili Dergisi, Sayı 146, 1963 makalesinden aktaran Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, Ank., 1984, s.171-173
(6). Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C. II. derleyen Nimet Unan, Türk İnk. Tarihi Ens.yayını, Ank.,1959,s.143
(7). Arıkoğlu, Damar; Hatıralarım, İst.,1961, s.304
(8). Güler, Ali; Atatürk Soyu, Ailesi ve Öğrenim Hayatı, Ank.1999, s.40-46 – Göksel, Burhan; Atatürk’ün Soykütüğü Üzerine Bir Çalışma, Kültür Bak. Yay., Ank.1994, s.7
(9). Güler, Ali; s.46
(10). Şapolyo, Enver Behnan, Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi, İst.,1958, s.33,23- aktaran Güler, Ali s.45
(11). E.B.Şapolyo, a.g.e.den aktaran Güler, Ali a.g.e. s.27, 28
(12). E.B.Şapolyo, a.g.e. den aktaran Güler, Ali a.g.e. s.28
(13). Türk Parlamento Tarihi, 1919-1923 c.111, TBMM Vakfı Yay., Ank.,1995, s.132-133
(14). E.B. Şapolyo, a.g.e den aktaran Güler Ali a.g.e.s.45
(15). Lord Kınross, Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Sander Yayınları, İst., 1978, s.25
(16). Güler, Ali, s.17
(17). E.B. Şapolyo, a.g.e.den aktaran Güler, Ali, a.g.e. s.28
(18). E.B. Şapolyo, a.g.e.den aktaran Güler, Ali, a.g.e. s.28
(19). Türk Parlamento Tarihi 1931-1935, c.11, Ank.1996, s.402
(20). E.B. Şapolyo, a.g.e. s.21 den aktaran Güler, Ali, a.g.e. s.28

Hayata Ses Ol Projesi

Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce başlatılan ‘Hayata Ses Ol’ Projesi kapsamında masal öğretmenler tarafından görme engelli ve az gören çocuklar için sesli kitaplar oluşturuldu. ANTSEVAK Vakfı ve Altındağ Türk Kızılayının da paydaş olduğu proje ile çocukların sosyal yaşamına destek sağlanırken, ana dil sevgisi ve bağlılığının da pekiştirilmesi amaçlanıyor.

Hayata Ses Ol Projesi, basında da yerini aldı.

TRTHABER videosu için tıklayınız.